This review may contain spoilers
Bir Kırmızı Zarf, Bir Hayalet ve Beklenmedik Bir Veda
Bu film tam “ben komedi izlemeye geldim, niye gözlerim doldu?” filmi olmuş 😭 Başta Menn’in yerdeki kırmızı zarfı para sanıp alması ve kendini ölmüş bir adamla evlenmek zorunda bulması zaten başlı başına kaos. Üstelik evlendiği hayalet Titi olunca ikisinin sürekli didişmesi filmi inanılmaz eğlenceli yapıyor. Ama hikâye ilerledikçe bunun sadece hayaletli bir komedi olmadığını anlıyoruz. Titi’nin ölümünün arkasındaki gerçeği araştırmaları, olayın Menn’in üzerinde çalıştığı uyuşturucu soruşturmasıyla birleşmesi filmi bir anda polisiye tarafa çekiyor. Bence en güzel tarafı Menn ile Titi’nin ilişkisi. Aralarında klasik anlamda bir BL romantizmi yok; Menn heteroseksüel ve film onların bağını daha çok arkadaşlık, aile ve birbirini değiştirme üzerinden kuruyor. Menn başlangıçta Titi’ye karşı önyargılı ve onu başından atılması gereken bir bela gibi görüyor ama zamanla gerçekten önemsemeye başlıyor. Titi de ilk bakışta aşırı enerjik ve komik görünse de geçmişini öğrendikçe altında ne kadar kırgınlık olduğunu görüyorsunuz. Özellikle eski sevgilisi tarafından kullanılmış olması ve evlenme hayalinin yarım kalması çok üzücüydü. Titi’nin ölümünün bir vur-kaç sonucu olduğunu ve ruhunun bu yüzden dünyada sıkışıp kaldığını öğrendikçe filmin tonu iyice değişiyor. Başlarda hayalet evliliğine gülerken sonlara doğru Titi’nin huzura kavuşmasını istemeye başlıyorsunuz. Menn’in de onu artık “başına bela olmuş hayalet” olarak değil gerçekten hayatının bir parçası olarak görmesi çok güzeldi. O yüzden ayrılık kısmı beklediğimden fazla dokundu bana. Billkin ve PP Krit’in kimyası da filmin en büyük artılarından biri. Romantik çift oynamamalarına rağmen birlikte oldukları her sahne çalışıyor; kavga ederken komikler, duygusal sahnelerde ise bir anda insanın kalbine oturuyorlar. Film LGBTQ+ meselelerini de sadece şaka malzemesi yapmayıp Titi’nin kimliği, evlenme isteği ve yaşadığı ayrımcılık üzerinden hikâyenin önemli bir parçası hâline getiriyor. Kısacası ben bu filmi sadece “gay bir hayaletle evlenen hetero adam” komedisi sanıp açardım, sonra Titi yüzünden duygusal çöküş yaşardım sjdjd. Hem absürt, hem polisiye, hem duygusal. Özellikle Menn’in film boyunca değişmesi ve Titi’yle kurduğu bağ filmi benim için taşıyan şey oldu. Sonunda Titi’nin huzura kavuşması güzel ama Menn’in hayatından çıkması da insanın içinde garip bir boşluk bırakıyor. Birbirlerinin hayatına tamamen yanlış bir şekilde girip sonunda birbirlerini değiştirmeleri… asıl olay buydu bence. 🥹
Was this review helpful to you?


